Ocakbaşı Adana Sofrası'na girdiğiniz anda sizi karşılayan şey, mangaldan yükselen o tanıdık kekik ve kuyruk yağı kokusu oluyor. Salonun merkezindeki uzun ocak, hem mutfağın kalbi hem de masaların odak noktası; ustanın şişleri çevirişini izlemek başlı başına bir keyif.
Etler günlük olarak temin ediliyor ve kıyma, bıçak kıyması olarak hazırlanıyor. Adana dürümün yanında gelen közlenmiş domates, sivri biber ve soğan piyazı, tabağın dengesini kuruyor. Acılı ve acısız ayrımına özen gösterilmesi, baharatın ete oranının tutarlı olması bizi memnun etti.
Servis hızlı ama aceleci değil; mekân akşam saatlerinde dolsa da sıcak ekmek gecikmeden geliyor. Fiyatlar semt ortalamasının bir tık üzerinde, ancak porsiyon ve kalite bu farkı fazlasıyla karşılıyor.